BTK'nın İnternet Profilleri Kararında Sorun Görülenler Nelerdir

BTK'nın şubat ayında aldığı profilleme kararı, internet kullanıcıları arasında geniş bir şekilde tepki ile ve "sansürdür" düşüncesi ile karşılaşıyor. Konuyu, Tüm İnternet Derneği (TID) olarak, detaylı bir şekilde internetçiler ve hukukçularla inceledik. 

  

Günlerdir toz dumana karışmış bir şekilde, “internet sansürü” konuşuluyor. Ama gördüğümüz kadarıyla çoğunluk içerikteki sıkıntılardan ziyade, olayı nisan sonunda gündeme gelen “kelime listesi” konusu çerçevesinde değerlendiriyor.

Bu nedenle olsa gerek, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yetkilileri, 22 ağustosta yürürlülüğe girecek olan 15 maddelik kararın yeni olmadığını[1], neden tepkilerin bugüne geldiğini anlamadıklarını ifade e
 diyorlar.

Konuyu açıklığa kavuşturalım. Tartıştığımız konu; “güvenlik mi?”, “kişisel özgürlük mü?” kapsamına giriyor. Daha doğrusu devlet bize böyle sunuyor. 

Şimdi sorun görülen ve insanların tartıştığı konuları birer birer açıklayalım. 

Listenin ve Başka Bildirimlerin Açıklanması Yasak

Nisan sonunda yayınlanan kelime listesinde sorun var. Hatırlatalım; bu liste, yer sağlayıcılığı hizmeti veren tüm firmalara gönderilen ve listedeki kelimeleri içeren adlara karşı yasaklama ya da inceleme getiren bir listeydi[1]. 

Listedeki bazı kelimelere herkes hak verdi ama diğer bazı kelimeler şaşkınlık yarattı. Şişman kelimesi gibi, Haydar gibi. 

Ama asıl sorun olan, TİB'in yaklaşımı. Bu listenin ya da hosting firmalarına gönderilen diğer başka yazılarda hep “3.şahıslara bildirilmesinin yasak olması” yaklaşımı var. 

Bu kelimelerin dediğimiz gibi bazıları sorunlu ama diğerlerini tartıştığımıza göre, acaba bunların ortak bir yaklaşımla ele alınması gerekmez mi? Biz gerçekten sorunlu olan kelimeleri herkesin sorunlu göreceğine eminiz. O zaman neden ortak görüşler sonucunda belirlenmemiş? Hele bugün “demokratik” ve "özgür" olarak tanımladığımız dünyamızda. O zaman açıklanması neden yasak?

Diğer yandan, birkaç yıldan bu yana yapılan erişim engellemelerinde, mahkeme kararı detaylarıyla belirtiliyordu. Ancak son dönemde sadece “Bu siteye mahkeme kararıyla erişim engelenmiştir” ibaresi ile karşılaşıyoruz. 

Şimdi düşünün, kısıtlı imkanları olan bir site olsun. Farzedelim ki bu site, “bazı olaylarda rastgelindiği üzere” Diyarbakır mahkemelerinden ve “yanlış anlaşılma” ya da “sadece 1 sayfasındaki sorun" nedeniyle engellenmiş olsun. 

Ya da listedeki "neden sorun içerdiği anlaşılmayan" kelimelerden birini içeren bir ismi olsun. Yani mesela “sıcakkahve.com” adını taşıdığı ve hosting firması çok nevrotik olduğundan, listeyi tamamen uyguladığı için engellenmiş olsun.

Bu site haksızlığı göstererek ya da sorunu ortadan kaldırdıktan sonra yeniden nasıl açılacak? Hakkını nasıl koruyacak? Gerek listede, gerek mahkeme kararının açıkça yazılmaması nedeniyle ve gerekse hosting firmasının 3.şahıslara açıklama yapamaması nedeniyle, bu site ne olduğunu nerden tespit edecek? Bir daha açılamayacak olabilir mi? Hukukçulara göre mümkün bir durum. 

Böyle bir durumda, akla “internetin doğası gereği herkes yayıncı olabilir” önermesinin, önüne "bir engel" konulduğu geliyor. Yani “herkes yayıncı olmasın” deniliyor gibi gözüküyor. Değilse bile öyle bir görüntü var.

22 Ağustosta Yürürlülüğe Girecek Olan BTK Kararı Usule Uygun Değil

Gelelim usule, öncelikle Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğine referans verilerek oluşturulan BTK kararının hukuki olarak uygun olmadığı düşünceleri var. Hukukçular bunun bir karar olarak düzenlenmesinin usule uygun olmadığını belirtiyorlar. Bunu not edip, detayının tartışılmasını hukukçulara bırakalım. Detayları inceleyelim;
  1. TİB Kararları Neden Şeffaf değil?

    Madde 5, BTK'nın servis sağlayıcılara filtrelenecek alan adı, IPve portların aktarılmasını düzenliyor. Bu maddenin 3cü adımında 3.şahıslarla paylaşmama maddesi var. Biz neden bu sürecin şeffaf olmadığını merak ediyoruz.

    Elimize ulaşan birkaç uygulama daha var. Bunların da 3.şahıslara açıklanması yasak olduğu belirtiliyor. Bunun sakıncalı olduğunu düşünüyoruz. 

  2. İnternete Erişmek İsteyen Mutlaka Bir Arayüzden mi Geçecek?

    Madde 6, internet kullanıcılarına 4 adet profilin uygulanmasını istiyor. Bunu söylerken de, “güvenli internet hizmeti” başlığı altına standart profili ekliyor. Ancak tersine Madde 7'nin 4cü bölümünde “güvenli internet hizmeti almak istemeyen, standart profil üzerinden hizmet alır” deniliyor. Yani standart profil, “güvenli internet hizmeti” dışında tanımlanıyor. Derken 10cu madde yeniden bir arayüzü akla getiriyor.

    Bu maddeler, bu kadar ciddi bir kararda neden karmaşık duruyorlar? Standart profil, bir yerde dahil, bir yerde hariç tutuluyor? 

    Bazı hukukçular bunun metni yazanların dikkatsizliğine bağlıyor, bazıları ise “sansürün gizlenmiş” olabileceğine yorumluyor.

    Sansür neresinde derseniz; standart profil konusundaki 2 maddedeki yaklaşım, bütün internet kullanıcılarının internete çıkışta, bir kapıdan (arayüzden) geçecekleri şeklinde yorumlanıyor. Aynen bazı otellerde ya da üniversitelerde olduğu gibi.

    Arayüz olması ise, herkesin internete çıkışta loglanmaya (yani bir başka deyişle fişlenmeye) başlanacakları şeklinde düşünceler yaratıyor.

    Bu ise, hem siyasal açıdan, hem de kişisel gizlilik açısından önemli bir sorun. Neden internete rahatça girmek yerine, bir kapıdan geçmek gereksin?

    Konuyla ilgili olarak BTK'dan bilgi sorduk ve böyle olmadığı cevabını aldık ama bu konudaki süreç çok net değil. Örneğin ilk seferinde telefonla işlem yapılacak denilirken, sonrasında profiller arasında rahatlıkla geçiş yapılacağı belirtiliyor. O da akla standart profilin, tüm sistemin içinde olduğunu yani bir arayüzün olacağını düşündürtüyor.

  3. Neden Profil Uygulaması Getiriliyor, Neden Filtre Yazılımları Yetmiyor?

    Profilleri inceliyoruz ama neden profillemeye gerek duyulduğunu da anlamış değiliz.

    Profil uygulaması bundan sonra siyasal kaset türü bir sorun olduğunda, ülkemizden erişilen hizmetin kolaylıkla bloklanmasını sağlıyor. Tüm kullanıcıların profiller altına alınması demek, standart ya da aile profili hepsinin tek bir noktadan kolayca yönetimi anlamına geliyor.

    Yani içerik bloklanamazsa, kullanıcı tarafında engelleme yapılacak gibi gözüküyor. Bu da "devlet eliyle sansür uygulamasını kolaylaştırmak" görüntüsü veriyor.

    Bunu Obama da istiyor. Biliyorsunuz, istediği anda, tek bir düğmeye basarak interneti durduracak, “Kill Switch” geçen yıl bir süre tartışılmıştı[2]. 

    Hatta tam bugün Sarkozy de bu konuda yani interneti kontrol altına almak gerektiği hususunda bir açıklama yaptı[3].

    Biz profiller yaratılmasını ve kullanıcıların internete, devlet tarafından içeriği belirlenecek profillerle girilmesini, çok anlamlı bulmuyoruz. Bunun sansüre gidebileceği endişesini taşıyoruz.

    Bunun yerine filtre yazılımı uygulamasının bedava verilmesi ve ilaveten, devletin aileleri internet kullanımı konusunda bilinçlendirilmesi yeterlidir diye düşünüyoruz. 

    Tekrarlayalım; bu profillerin oluşturulmasını ve içeriğinin tanımlanmasında devletin yer almasını doğru bulmuyoruz. Devletin bu profillerle ilgili olarak bir gün siyasi yaklaşım gösterip, göstermeyeceğini nasıl kontrol edebiliriz ki?

  4. Reklam Açısından Rekabet Sorunu Var

    Şimdiye dek, bireysel internet kullanıcılarının açısından baktık. Ancak bu kararın internet yayıncılığı açısından da bir sorun taşıdığı görülüyor. O da yine devlet eliyle uygulanması mümkün hale gelecek olan rekabet ihlali.

    Diyelim ki, siteniz “aile profiline” giremedi. Bu site reklam almak istediğinde, önüne “görünürlülük” (yani başka deyişle tiraj-rating) sorunu çıkacaktır. Aile profilinin en yüksek tercih edilen profil olduğu düşünüldüğünde, buna giremeyen bir sitenin zaman içinde yok olacağını söylemek falcılık olmaz.

    Amaçlı olmasa bile, milyonlarca siteyi yönetmek zor olduğundan, kelime bazlı filtreleme yapılacağı için, probleme yol açması mümkün. Örneğin turk.internet.com sitesinde zaman zaman çocuk pornosu haberleri yapıldığı için, kelime bazlı filtrelere takılıyor. Gerçi BTK yetkilileri, bir beyaz listeden bahsediyorlar ama bu listenin de, daha ileride bir tarihte, siyasal inisiyatiflerle oluşturulup, oluşturulmayacağı konusunda bir garanti var mıdır?

  5. Yurtiçi Profil Ne Amaçla Tasarlanmış?

    Yine “yurtiçi profili” olarak adlandırılan bir profilden bahsediliyor. Yurtiçinden yayıncılığın özendirilmesi için oluşturulduğunu düşündüğümüz bu profilin, ilk anda Google gibi yabancı firmaların rekabetinde kullanılabileceği izlenimi doğsa da, bu firmaların basit bir şekilde ülkemizde konuşlanarak, bu sorunu aşabileceğini öngörebiliriz. 

    Bugün bazı yerli siteler de, sadece önyüzlerini Türkiye'den yayınlarken, pahalı olan video içeriğini yurtdışından bu önyüzün içine taşımaktadırlar. Erişim yapılan site yurtiçi olmasına karşın, asıl trafik yurtdışı kalmaktadır. Yani bu madde istenen etkiyi yaratmayabilir. İsteyenler bunu ara çözümlerle aşılabilir.

    Yurtiçi yayıncılığı desteklemenin tek yolu, hosting konusunda (ABD'nin Teksas eyaletinde olduğu gibi), teşvik ve destek getirilmesidir. Bu da hosting firmalarının gelişerek, daha hızlı ve uygulama kolaylığı sağlayan servisler sunmalarını ve bu servislerini de ucuza verebilmelerini sağlayacaktır.

    Ülkemizde Frankfurt, Londra'da ya da Sofya'da olduğu gibi bir trafik değişim noktası (exchange point) yaratılması ise bu konudaki pek çok sorunu çözecektir. En başta trafiği yani hosting fiyatlarını ucuz hale getirecektir.

    Yani çözüm akla yine “sansürü” ve “bir gün Türkiye sadece izin verilen yerli içeriğe mi mahkum edilecek” düşüncesini tetikleyen yurtiçi profili yaratmak değildir. 

    Çözüm olayı minimum düzenleme ve sivil toplum örgütleri çalışmalarıyla şekillendirmektir.

Views: 17

Yorum Ekle

You need to be a member of Tum Internet Dernegi to add comments!

Join Tum Internet Dernegi

Güncel

hakan ersoy posted a discussion

TURK NET HK ŞİKAYETTİR

TAMAMEN ALDATMACA İLE BİZİ ABONE EDİP, GÜYA CAZIP TARIFE SUNARKEN HİÇ T.TELEKOMLA OLAN…See More
yesterday
hakan ersoy Tum Internet Dernegi üyesi
yesterday
burak bektaş Tum Internet Dernegi üyesi
May 20
Profile Iconsafak aktan and yasemin erdem joined Tum Internet Dernegi
May 8

© 2012   Created by tid.org.tr.

Badges  |  Bize Ulaşın  |  Terms of Service