Tid - Türkiye internet dernegi
   |    Anasayfa    |    TID Hakkında    |    Görüşlerimiz    |    Bilgi Bankası    |    Faydalı Linkler    |    İletişim    |   

BASIN BİLDİRİSİ

TÜM İNTERNET DERNEĞİ

Istanbul, Ocak 2009

Bu ay Türkiye’de Internet dünyasında bir ilk gerçekleşti. İlk defa bir Mahkeme, şikayetçinin isteğini uygun bularak ,  e-posta için TEKZİP kararı aldı. Mahkeme, Şikayet konusunu oluşturan e-postayı alan herkese, şikayetci tarafından hazırlanan bir “tekzip” metninin Internet Servis Sağlayıcılar tarafından gönderilmesini istedi.

Teknik olarak bir e-posta ile bir mektup arasında hiç bir fark yoktur. E-posta kişisel bir iletişim aracıdır.. Gönderen kişi ile alan kişi arasında gerçekleşen bu elektronik haberleşme biçimi Anayasa ile açıkça korunan haberleşme özgürlüğünün korunması kapsamındadır. Kişilerarası e-posta haberleşmesini inceleyebilmek ancak kişilerin e-posta adres ve şifre bilgilerinin bilinmesini gerektirir ki bu durum yasal olmayan bir erişim biçimidir ve bu sebeple kamuya açık bir alan olan internet ortamından farklılıklar arzeder,.  Internet ortamının kamusal bir alan olup olmadığı tartışmasının da dayanak noktası web alanlarına dileyen herkesin ulaşabilmesidir. Tam da bu sebeple; web alanı daha çok gazete ve televizyona benzetilebilir. E-mail ise doğası gereği alıcı ile gönderici arasındaki bir metindir ve sadece     e-posta adresinin sahibi okuyabilir, özetle belirtmek gerekir ki; ”e-posta alanı kişiye özgü bir alan”dır.

5651 sayılı Yasa’ da bahsi geçen Tekzip “düzeltme metni” yayınlama kararları ancak herkese açık olan web alanları için geçerli olmalıdır. E-posta gibi kişiler arası yazışmaların da Tekzip uygulamasına konu olması  korkutucudur.

Teknik olarak ISS’ler kendi e-mail servislerinden geçen e-posta metinlerinin bir kopyasını alamayacakları gibi içeriği de denetleyemezler. E-posta’nın ulaşacağı alıcı sunucuyu bulup, metni bu sunucuya iletirler. Gönderen sunucu işi bittikten sonra kendisinde hiç bir metin bırakmaz ve siler. Yalnızca kimden, kime, nezaman yazı gitti gibi basit bilgiler saklanır.

Mahkemenin kararına sebep olan e-posta metninin kimlere gittiğini bulmak imkansızdır. Bu bilgi ISS’lerde bulunmamaktadır ve bulunması da sakıncalıdır. Tüm Dünyada e-posta sunucuları aynı esasla çalışırlar. Türkiyede e-posta sunucusu bulundurmak için ilgili Kurumdan lisans yada genel izin almak gerekmemektedir. ISS’lerin dışında kişi ve kuruluşlarca işletilen e-posta sunucuları da vardır. Ayrıca yurt dışında işletilen ve ücretsiz      e-posta gönderebilmeyi sağlayan sunucularda bulunmaktadır. Tüm bu sunucuları taramak ve olmayan bir bilgiyi aramak imkansızdır.Şikayetçinin    Internet konusunda en bilgili kurumlardan biri olan  Türk Telekomünikasyon A.Ş.(Türk Telekom) olması da bu kararı ve yapılan işlemi daha da önemli kılmaktadır. Çünkü Türk Telekom bünyesinde bir çok  e-posta sunucusu vardır. Bir e-posta sunucusunun nasıl çalıştığını, hangi işlemin teknik olarak imkan dahilinde olup olmadığını  en iyi bilebilecek şirkettir. Yomra Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.10.2008 tarih ve 2008/22 Değişik İş no’lu ihtiyati tedbir kararı 12.11.2008 tarihi itibari ile kaldırılmıştır. Teknik olarak uygulanması imkan dahilinde olmayan bu tekzip kararına esas ihtiyati tedbir kararının Sayın Mahkeme tarafından kaldırılması Türkiye Cumhuriyeti Adalet sistemi açısından son derece yerinde olmuş ve büyük bir yanlışlık giderilmiştir.

Derneğimiz 5651 Sayılı Kanun ve bu Kanunla çıkartılan Yönetmeliklerin fazlaca belirsizlikler taşıdığını düşünmektedir. Yönetmelikler, kanunun devrettiği hakların çok ötesinde yetkileri idari birimlere vermektedir. Kanun açık olmadığından ve yeni olduğundan uygulamada bir çok aksaklığa sebep olmaktadır.

Tüm Internet Derneği yasaklama yerine “Uyar – Kaldırt” yöntemini desteklemekte olup tüm dünyada uygulanan evrensel  “ çocuk pornosu, ırkcılık, nefret duygusu yaratma” gibi suçlarla mücadelede AB ve bir çok medeni Dünya ülkesinin kabul ettiği “Siber Suçlarla Mücadele Çerçeve Antlaşması” nın kabul edilmesinden ve sivil insiyatife fırsat tanınmasından yanadır.

Tüm Internet Derneği   
 

  

Basın Bildirisi   

Sektörün kaybı 1 milyar YTL’yi aşıyor!

Rekabet Kurumu’nun 25.11.2008 tarihli nihai kararı tarihi bir karar olup, tam yedi yıldır sürmekte olan bir haksızlığa son verileceği ümidini doğurmuştur. Bu süre içerisinde önce Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin (Türk Telekom) kendi başına, TTNet kurulduktan sonra ise Türk Telekom ile TTNet’in birlikte, arkası kesilmeksizin uyguladığı haksız rekabet İnternet Servisleri pazarının serbestleşme sürecinde önemli bir engel yaratmıştır.  

     Rekabet Kurumu tarafından Türk Telekom ve TTNet’e verilen 12 milyon YTL’lik ceza Devlete ödenecektir. Bu cezadan İnternet Servis Sağlayıcıların (ISS) herhangi maddi bir kazancı olmayacaktır. Fakat yukarıda da belirttiğimiz gibi verilen karar, ISS’ler olarak yedi yıldır mücadele ettiğimiz bu yıkıcı rekabetin ve pazarı tekelleştirme eğiliminin sona ermesi yönünde önemli bir adımdır. 

     Tekelleşmeye dönük bu süreçte üyemiz bulunan birçok şirket, maalesef ticari faaliyetini durdurmak zorunda kalmıştır. Oluşan yatırım kaybı ise neredeyse 1 milyar YTL’nin üstündedir. Bu kaybın yanı sıra, yetiştirilen teknik ve idari personel de diğer sektörlere geçmek mecburiyetinde kalmıştır. Ayrıca ISS’lerin oluşturdukları içerik siteleri ve portaller de ortadan kalkmıştır. 

     Bilindiği üzere internet okuryazarlığının artırılması ülkemizin dinamikleri arasında yer almaktadır.  Bizler, bilgi toplumuna birkaç adım mesafede iken bundan sonra piyasada var olan firmalara ve piyasaya girmek isteyen girişimcilere eşit bir şekilde paylaştırılan bir altyapı ve adil rekabet koşullarının oluşacağı bir pazar istiyoruz. İnternet Hizmetleri piyasasının ancak bu şekilde sağlıklı büyüme kaydedeceğine ve ölçek ekonomisine ulaşacağına inanıyoruz. %95 oranında pazar payı bulunan TTNet’in pazarı domine etmediğini iddia etmek ne kadar yersiz ise, İSS’ler için makul bir marj ile hizmet verebilme olanağının varlığından bahsetmek de bir o kadar yersizdir.  

     Nitekim Türk Telekom’un TTNET’e sunduğu ancak talep eden diğer ISS’leri  reddettiği bazı hizmetler vardır. Bu duruma örnek olarak TTNet Müşteri faturalarının Türk Telekom tarafından tanzimi ve  dağıtımı, hizmet satışlarının Türk Telekom veznelerinden ve bayilerinden  yapılması ve Türk Telekom’un çağrı merkezlerinin TTNET tarafından kullanılmasını verebiliriz.  

     Bir diğer beklentimiz de ADSL kullanıcılarının, tıpkı GSM kullanıcıları gibi, kolaylıkla istediği ADSL servis sağlayıcısını seçme özgürlüğüdür. Maalesef bu geçiş Türk Telekom ve TTNeT tarafından engellenmektedir. Her ne kadar yeni bir servis sağlayıcısına geçmek isteyen bu değişikliği yapabilir gibi görünse de, mevcut düzenleme tüketici aleyhine uygulanmaktadır ve fiili süreç de tüketiciyi  caydırmaya yöneliktir.  Servis sağlayıcı değişikliği isteyen kişiler, bu geçişi ancak mevcut operatörlerinden izin alarak gerçekleştirebilmektedirler. Beklentimiz, tüketicinin mevcut tercihinin başka onaylar aranmaksızın en kısa sürede yerine getirilmesi ve tüketicilere kesintisiz operatör değişikliğinin yaşatılmasıdır.  

     Özetle, Rekabet Kurumu’nun verdiği cezanın Türk Telekom ve TTNET tarafından ciddiye alınacağını umuyor; ceza konusunu oluşturan başta “Yaz Fırtınası Kampanyası” olmak üzere aynı içerikteki tüm kampanyaların bitirilmesini ve bütün servis sağlayıcılara eşit ve maliyet esaslı fiyatlarla hizmet verilmesini bekliyoruz.  

     Türk Telekom’un toptan ve perakende fiyatları arasında var olduğunu iddia ettiği marjın ISS’lerin çağrı merkezi, satış, pazarlama ve kendi omurgalarında trafiği taşıma maliyetlerini karşılamadığı çok açık bir şekilde ortadadır.  

     Avrupa Birliği örneklerinde olduğu gibi perekande toptan arasındaki marjın makul seviyelerinde olmasını bekliyor; internet servis sağlayıcılığı pazarında başta tüketiciler olmak üzere tüm girişimcilerin kazançlı olacaklarına, yüksek hizmet kalitesine sahip ürünlerin rekabetçi bir piyasada makul fiyatlarla satılacağına, son olarak da etkin ve efektif bir pazarın oluşacağına dair inancımızı belirtmek istiyoruz.  

TID (Tüm Internet Derneği)   

 

 

 

Image "İnternetine Sahip Çık"
Bildirgesi

İnternetine Sahip Çık ... İnternet Yaşamdır.


Türkiye İnterneti üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. İkinci defa tepki yasaları çıkartılıyor. İnterneti ve temsil ettiği değişimi anlamayan siyasal kadrolar, değişime ayak uyduramayan bürokrasi ve adalet sistemindeki bazı kademeler, internetin gelişmesini engelleyecek düzenlemeleri yapmak üzereler. Ölçüsüz bir şekilde abartılan çocuk pornosu ve bilişim suçları bahane edilerek, interneti zapturapt altına almaya ve sansürlemeye yönelik çabalar gündemde. İnternette istenmeyen bir kuş bile uçmasın felsefesine dayanan bu düzenlemeler, ifade özgürlüğüne, bireysel hak ve özgürlüklere önem veren, modern dünyanın bir parçası olmak isteyen ve Avrupa Birliğine girmek isteyen bir ülke imajiyla ters düşmektedir.

Devamını oku...
 

Image BİLİŞİM/BİLGİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI "İnternet Yasakları Türkiye'ye Zarar Veriyor" Bildirgesi - 23 Mart 2008

Türkiye'de mahkemeler 5651 nolu yasa ve konuyla ilgili diğer yasalara dayanarak youtube, wordpress, geocities, alibaba gibi bir çok web sitelerine erişimi sıksık kapatmaktalar. Telekomunikasyon Kurumu'nun (TK) ise yurt dışındaki web sitelerine erişimi 5651 kapsamında sorgusuz sualsiz, kapatma yetkisi var. TK'nın erişime kapatılan web sitelerinin hangileri olduğunu ne kamuoyuna, ne de kapatılana haber verme yükümlülüğü bulunmakta. Söz konusu yasaklamalar, yasanın zaten tartışmalı olan amaçlarını aşmış ve ülkemize zarar vermeye başlamıştır. Bu durumun düzeltilmesini istiyoruz.

5651 nolu yasa çok hızlı bir şekilde, kamoyunda yeteri kadar tartışılmadan, uzman Sivil Toplum Kuruluşlarının çığlıkları arasında, çocuk pornosu bahanesiyle, "temiz internet" söylemleri ile çıkartıldı. Böyle bir yasanın Avrupa Birliği ve modern dünyada olmadığını kamuoyuna ve kanun koyucularımıza bir defa daha hatırlatmak isteriz. Yasa metnine son anda "Atatürk'e ilişkin suçlar" da eklendi.

Biz sivil toplum kuruluşları 5651 nolu yasanın özünde sansür yasası olduğunu, internetden korkan bir bakış açısının, yasakçı felsefenin ürünü olduğunu, bireye güvenmediğini yasa çıkmadan önce de defalarca belirttik. Dünya ile bütünleşmek, Bilgi Toplumuna yönelmek, bağımsız yaratıcı bireylerin özgürlük ortamında yetişebileceğinin altını çizmek isteriz. Bizler, bu yasanın özüne fikir ve ifade özgürlüğü açısından karşıyız. Ama, çocukları korumak için okullarda ve kamuya açık alanlarda porno, ırkçılık gibi temel insan haklarına aykırı içerik için filtre uygulanmasını destekleriz.

Devamını oku...
 
En Çok Okunanlar

TID - Tüm İnternet Derneği ©2010 Tüm hakları saklıdır